Bugün mesai yok idi. Her tatil günü yaptığım, evde mayışıp camış gibi yatmak eylemsizliği yerine bugün bir değişiklik yapayım dedim. Çıkıp biraz yürüdüm. Bu kararı vermemde tabi son birkaç yazıda ( bu ve şu ) gündem olan göbek çapımın da etkisi büyüktür.
Konulu yürüme olsun diye düşündüm ve geçmiş zamanda yaptığım bir bisiklet gezisine nazire olsun, hem de deney olsun diye aynı güzergahı yürüyeyim dedim. Hem baktım yürüyebiliyor muyum diye, hem merak ettim ne kadar sürecek diye, hem boş bir zaman tutmasın, işe yarasın, uzun olsun diye(diye diye diye) şu alttaki yolu teptim.
Çizim gugıl ört uydu görüntüsü üzerine yine aynı alet ile yapılan mezura(yumuşak cetvel) ölçümüdür. Ölçüm sonucuna göre 11.5 kilometre kadarmış bu yolun tamamı(Geçen yazıda 15 demişim, neden farklı oldu ki acaba). Saat 1110'da evden(çizimde en güneydeki nokta) çıkmışım, 1330 gibi dönmüşüm. İkibuçuk saatte bu kadar yol. Bir insanın yürüme hızı nedir ki acep. Kendimce bakarsak tempolu yürüdüm, elimi kolumu sallayarak gezmedim yani. Aşırı dik yokuşlar dışında hep aynı hızda yürüdüm gibime geldi. Ama bilmiyorum. Şimdi şu eski yazıya baktım, bisikletle de yaklaşık aynı hızda dönmüşüm, nedir ki bu şimdi.
Not: Bu yolda, Ataşehir-Yaşamkent'ten aşağı Eskişehir yoluna inerken ve Eskişehir yolu hattında aşırı fazla rüzgar aldım, bunalttı, üşüttü.
Eve dönerken bi büfeden bi ekmek aldım, kendime ekmek almaktan dönen adam süsü verdim, çaktırmadım kimseye. Sonra hakettiğim kahvaltıyı 14 civarında falan yedim.(1 yumurta sahanda, tereyağı, reçel, iki çeşit peynir(biri krem, biri üstüne kekik, pul biber ve zeytinyağı eklenmiş tulum))
Neyse, sonra çamaşır, ütü(3 gömlek bi pantol), çamaşır.
Bakalım akşam canım sinemaya gitmek isteyecek mi... Bunu da yaparsam kendimi aşmış olacağım. Bu kadar heyecan bu bünyeye çok, yatak. Şimdi ek: Gittim gittim. pars kiraz miraz dedik. geldik.
Not: Yazının sınıfını Bisikletle koydum, konuda geçiyor diye :)
