12 Ağustos 2006 Cumartesi

Güveç Lokantası

Eğer bu bılog tantanasında kendimi anlatıyor isem, Yörükhan Güveç Lokantası'nın buralarda yer tutmaması mümkün değildi. Aklıma anca, bugün orada yine yemek yiyince geldi, şimdi yazıyorum.

Bu Lokanta Aşağı Öveçler Mahallesi 7. Cadde Pazaryeri karşısı Ankara adresinde. Altuntaş ailesi işletiyor. Adı güveç ama sadece güveç satmıyor, tencere yemeği, ev yemeği gibi kavramlarla anlatabiliriz sanırım buranın yöntemini. Erol abi asıl işi gereği tüm Türkiye'yi dolaşmış, Muğlalı, damağı ince birisi. Nurcan hanım da titiz, hamarat ve mutfakta başarılı birisi. Sonuç bize kilo olarak dönüyor.

Bugün(12 Ağustos 2006) akşamı teşrübe adında arge faaliyeti(Erol abi öyle dedi) yemeği yedim. Bu yemek Kilis yemeği. kuşbaşı kuzu eti ve kuşbaşı doğranmış, kızartılmış patlıcan kızartılmış kuşbaşı doğranmış ekmek parçaları üzerine döşeniyor. Et ve patlıcanın üzerine de yoğurt. onun üzerinde de kırmızı pul biber. Yuttum.




Boğazımdan Geçenler


Sanki diğerlerini bitirebiliyormuşum gibi, burada yeni bir projeye başlamaya karar verdim :)

Mümkün olduğunca, boğazımdan geçen herşeyi buraya yazmaya çalışacağım. Ne kadar sürer bilmiyorum. Amacım boğaz-mide yapılarımı disiplin altına almaya çalışmak, belki kilo bile verebilirim. Tahmin edileceği üzere,  buna Gökhanın yazdığı şu yazıdan sonra karar verdim.

Şöyle birşey:
zaman_damgası:kilo:boğazımdan_ne_geçti


190820062345:80:1 soda
190820062245:80:1 meyveli soda
190820062200:80:1 soda
190820062115:80:portakal şekerlemeli çikolata
190820062000:80:1 porsiyon kuşbaşılı pide, 1 schwepps limon
190820061630:80:biraz çerez ve 1 litre sprite
190820061400:80:kaşarlı omlet ve zeytin ve bir dilim ekmek ve 1 bardak su
190820061130:80:3 tane vivident sakız(yuttum)
190820060900:80:1 kupa şekersiz çay
190820060850:80:bir dilim ekmek yanında peynir ve salam
190820060129:80:1 meyveli soda
180820062230:80:litrelik schwepps elma
180820062030:80:sodalı ayran, 1 avuç kadar karışık çerez
180820061900:80:bir porsiyon et döner, 1 ayran, 1 bardak su, 1 sade Türk kahvesi
180820061730:80:çeyrek açma
180820061700:80:1 adet biskrem
180820061537:80:2 adet siirt fıstığı
180820061240:80:3 bardak şekersiz çay
180820061215:80:bir kaşık patlıcan yemeği, çorba, bir kaşık bulgur pilavı, bir adet biber dolması, bir bardak su
180820061150:80:1 adet biskrem
180820060904:80:3 adet biskrem
180820060314:80:1 soda
170820062338:80:biraz gazoz
170820062230:80:1 soda
170820062130:80:baklava, bisküvili kolay pasta, baharatlı kek, çay, elyapımı vişne likörü ve zıkkımın peki
170820062000:80:kısır,patlıcan salatası, börek, şarap, su, nohut salatası, zeytinyağlı barbunya, salatalık, domates
170820061915:80:1 bardak su
170820061641:80:2 adet eti tutku
170820061602:80:1 beypazarı sodası
170820061242:80:1 bardak su
170820061240:80:1 kupa şekersiz çay
170820061230:80:patates salatası
170820061040:80:yarım litre kadar kefir
170820060837:80:1 kupa şekersiz çay
170820060837:80:1 poğaça
170820060800:80:yarım litre kadar kefir
160820062330:80:1 meyveli soda
160820062130:80:1 avuç karışık çerez
160820062110:80:sodalı ayran
160820061915:80:karpuz
160820061645:80:4 adet biskrem bisküvi
160820061518:80:2 adet eti negro bisküvi
160820061250:80:1 porsiyon karpuz
160820061400:80:1 bardak su
160820061250:80:1 kupa şekersiz çay
160820061230:80:2 bardak ayran
160820061230:80:çeyrek ekmek arası 2 köfte
160820061150:80:2 bardak su
160820060915:80:1 kupa şekersiz çay
160820060850:80:1 poğaça
160820060500:80:biraz gazoz
150820062300:80:2 adet meyveli soda
150820062300:80:1 avuç karışık çerez
150820062200:80:2 bardak gazoz
150820062200:80:peynirli salata
150820061830:80:1 bardak su
150820061530:80:1 adet armut
150820061400:80:1 kupa şekersiz çay
150820061330:80:yarım poğaça
150820061230:80:1 dilim ekmek, salatalık, domates, peynir, maydanoz
150820060900:80:3 kupa şekersiz çay, bir bardak su
150820060850:80:1 adet poğaça
150820060710:80:1 adet nektarin
140820062200:80:1 kavun(evet bütünü, ama parçalar halinde :)
140820061955:80:1 litre ayran
140820061945:80:barbunya konservesi
140820061600:80:5 adet eti tutku
140820061530:80:3 bardak su
140820061530:80:yarım poğaça ve birkaç zeytin
140820061230:80:1 çeyrek ekmek arası peynirli sand.
140820061000:80:1 bardak su
140820060900:80:3 kupa şekersiz çay
140820060850:80:1 poğaça
140820060735:80:1 bardak kadar şişeden süt
140820060400:80:1 bardak su
130820062315:80:1 bardak kadar şişeden süt
130820062235:80:2 poğaça
130820061915:80:biraz patlamış mısır
130820061915:80:1 schwepps elma
130820061830:80:1 ice tea light
130820061830:80:1 kalbim benecol denemesi
130820061800:80:1 külah dondurma
130820061630:80:karpuz
130820061515:80:ayran
130820061509:80:bir damacana su
130820061400:80:2 salkım üzüm
130820061030:80:kahvaltı=3 bardak çay, portakal suyu, kır pidesi, ekmek, erzincan tulumu, beyaz peynir, yumurta, sucuk, sakal sandövijj, domates, salatalık, simit
130820060823:80:yarım bardak su
130820060016:80:bir başka beypazarı sodası
120820062233:80:1 beypazarı sodası
120820062000:8?:akşam yemeği güveç vukuatı=yarım porsiyon mısır çorbası, 1 porsiyon teşrübe, 1 ankara gazozu, 3 bardak şekersiz çay, 1 fincan menengiç kahvesi
120820061800:80:1 sade türk kahvesi
120820061648:80:1 bardak su
120820061555:80:şişeden yarım bardak süt




İletişimde dil - (Hırs yaptım)


İletişim kategorimize pek dikkat etmediğimizi, onu pek bir boşladığımızı farkettik. Baksanıza Zuleyla arkadaşımızın cesaret verici ve devam getirmemiz için bizi hırslandıran yorumunu bile farketmemişiz. Bunda Gökhan'ın da suçu var biraz, hafif şeyler yaz dediği için. Suçu dağıttıktan sonra işimize bakalım:

Zuleyla'nın ilk iletişim yazısına yazdığı yorumda da ipuçları olan kodlama, işaret gibi akademik kavramları gündelik anlamlara taşımaya çalışırsak, iletişimde kaynaktan hedefe iletişim ortamı içinde giden iletinin görüntüsel/şematik/görsel/sözdizimsel/fiziksel? özellikleri olmakla birlikte bir de anlamsal/semantik/tinsel? özellikleri vardır. Zarf ile mazruf gibi, nasıl anlattığımız ile ne anlattığımız gibi... Çok dağıtıyor muyuz bilmiyorum ama şematik özellik derken iletinin kodlandığı dilden bahsediyoruz biraz. Semantik özellik derken de kaynağın hedefe ne anlatmak istediğinden bahsediyoruz.

Bu noktada bir anket yapsak, nasıl mı daha önemlidir sizce, ne mi daha önemlidir? desek... Neyse okuyan kendi düşünsün.

Benim tepkim tabii ki anlamın sönük kalmasına. Dillerin güçlüsü ve güçsüzü vardır kuşkusuz, ama  kaynağın hedefe aktarmak istediği anlamın aktarılabilir olmasındaki dilin çeşidinin etkisi ne oranda olabilir en fazla. Vasat bir dil kullanmak aktarımı ne kadar tehlikeye atar. Aktarılacak anlamı korumak adına güçlü bir dil kullanmak için uğraşmak nasıl bir kayıp yaratır. Mesala dilde oluşacak karmaşa yükü bir çeşit tehdit midir.

Şu konumuzun problem evreni olarak sadece Bilgi ve iletişim dünyasının matematiksel kodlama, sinyalleşme, ağ teknolojileri gibi başlıklarına sınırlandırmak istemiyorum. Döneceğim nokta orası olacak fakat dikkat edilirse aktarmaya çalıştığımız konu çok kolayca sosyal bilimler dünyasına da taşınabilir. İlk makalede teknoloji kullanarak aile ile iletişim kurmak örneklenmişti hatırlarsak.

Bu yazı burada dursun... kafamı toplayamıyorum şimdi.

Saygılar.



Çayyolu


Bu çayyolu ilginç memleket. Canı sıkılan havai fişek patlatıyor. Hatta bak şimdi gene patlattılar da aklıma geldi, yazayım dedim, ikinci kez aynı noktadan atılan maytap çalışması izlemekteyim. Milletin işi yok fişek patlatıyor arkadaş. Ben canım sıkılınca oturup geçmesini bekliyorum. En fazla belki kitap falan okurum o kadar. Bu millet villasının bahçesine çıkıyor, otururken, nabalım arkadaş diyorlar, hadi fişek patlatalım deyip kenardaki dolaptan çıkarıp patlatıp seyrediyolar. İlginç.

Ama insanlara da kızmamak lazım, üç ay önce yapılan yolları bir gün içinde kapatılıp 4-5 metre daha aşağıya(evet aşağıya, 4 metre kazı yapıp yol insan yapısı bir hendeğin/vadinin içine alınıyor) yapılabilen insanın bu kadarcık aşırılığı belki de hoş karşılanmalı...

Bahsettiğim yol çalışması Beysukent-Angora Evleri-İncek Yolu Kavşağı-Uludağ Kebapçısı Kavşağı bağlantısını yapan yeni yapılmış bağlantı yolunun İncek yolu kavşağından kebapçıya kadar olan kısmının artık olmaması çalışmasıdır. Allahım delirecem, niye yaptın birader yeniden yapacaktıysan...

Ek bilgi cayyolum.com sitesinden bulunabilir.


9 Ağustos 2006 Çarşamba

denetim


denetimi ele alabilmek, ya da elde tutabilmek için mi güç lazımdır.

güç sahibi olmak denetimi ele geçirmeye de yarar değil mi.

o zaman denetim gücün çocuğudur diyelim şimdilik.



8 Ağustos 2006 Salı

istanbul yolları


Sevgili günlük,

Uzun süredir birşeyler yazmıyorum, evet. işte(mesaide) olanları yazmamaya çalıştığımdan ve mesaimiz dışında pek hayatımız olmadığından konumuz kalmıyor doğal olarak.

Aslında bugün de iş işledik ama mesaiyi şehir dışında yaptık. Dolayısıyla bize yazacak yol çıktı. Ankaradan sabah 5te çıkacaktık, İstanbul randevumuz ötelenince biz de yola geç, sabah 7 gibi çıktık. sıcak, nem pek konu olmamakla beraber İzmitte öyle bir yağmur yağdı ki tatlı uykumdan uyandım. - ben sürmüyordum aracı tabi-
şöförlük yapan arkadaşın deyimi ile nerede ise boğuluyorduk.

Neyse bundan başka ilginç birşey de yolda sabah sabah 4 adet otobüsün Ankara-İstanbul otoyolunun(Anadolu Otoyolu bu yolun ismi, biliyoruz değil mi) farklı noktalarında kalmış olması idi. Sabah sabah bu ne  hararet dedik, geçtik.

Baktık aç değiliz, düz İstanbul devam ettik, Bolu dağı ritüelini dönüşe bıraktık.

İşimizi halledip akşamüzeri 18 gibi dönüşe geçtik.  dönüş yolunda üzerimize kıranlar, kontrolsüz şerit değiştirip önümüze tehlikeli şekilde geçenler gibi klasik yol vukuatlarının dışında birşey olmadı.

Akşam yemeğimizi dağda İsmailin yeri, Sabahattinin yeri ya da Berceste gibi yerlerde yemedik.

Gittik Hancı Kamyoncunun yerinde yedik. Burası İstanbuldan gelirken Bolu Dağı mevkiinde otoyoldan(Kaynaşlı Gişeleri) çıkıp sola dönünce hemen ilk kilometrede. (Ara Not: İşbu yazı anında tünel yok daha. Ankara-İstanbul otoyolu, ortasında D-100 üzerinde dağ geçişi olan iki parçadan oluşmakta) Kamyoncu adam ağzının tadını bilir, hem de hesaplı olur bilgimiz bizi yine doğruladı. İki kişilik sac kavurma istedik, önden ballı yoğurt ikramı geldi. Salata geldi. Arkadaş bir de ayran istedi. Bunları yedik bitirdik. Yekün 10,5 ytl hesap ödedik.

Yolda kamyondan, kamyonun üstündeki kamyoncudan korkalım fakat kamyoncu lokantalarından korkmayalım, sevelim onları, özen gösterelim.

Saygılar.


Not: Akşam 1030 gibi Ankara gişelerden çıktık. Ortalama en fazla 130-140 . Budur.



1 Ağustos 2006 Salı

güç hukuk ve ahlak


Güç paradigmasının karşısına hukuk ya da ahlak konulabilir mi.

hukuk teorisinde güç nasıl yer alır. Gücün ne tarafta olduğuna dayalı bir kararı var mıdır hukukun.

Güç ile ahlağı kapıştırmak ve ahlağın galip gelmesini istemek aynı zamanda ahlağın güçlü olmasını istemek değil midir.