ÖNNOT:
Dolphinblue beni sobelemiş. Bu yeni sobeleme dalgasına mimleme denmiş. Yani mimlendik. Soru yok, konu diğer blog'lardan da takip ettiğim kadarıyla kendimiz hakkında bilinmeyen 5 şeyi açık etmek aslında. Tabi mimleme kulaktan kulağa ilerlerken biraz değişiyor. Mesela bana elim sende diyen
dolphin'in yazısı kendi özyaşam öyküsünden bir parça olmuş. Ben de bundan biraz esinlenerek, günlük tutmaya ilk başladığım zamanlarda başladığım, çok uzun süre taslak olarak kalan, bir türlü tamamlamadığım, artık tamamlayasım da gelmeyen bir yarım yazıyı arşivden çıkardım. Buyrun alttadır. İçinde hakkımda bazı bilinmeyenler olduğunu sanıyorum. Böylelikle oyunu da bozmamış olurum diye düşündüm.
-Yazıyı olduğu gibi koyuyorum, karışık kuruşuk yerleri olabilir, kusura bakmayın. Sondaki başlıklar da yazılsa idi nasıl devam edecekti diye notlar...
Hüsnü Çağlar Bilir; Antalya'lı, Ankara'da çalışan, yüksek lisans eğitimine devam eden, mühendis, bekar bir insan evladıdır.
Annesi, babası, bir adet erkek kardeşi vardır, hayattadırlar. Ailede, sadece bir büyükbaba eksiği vardır, kendisi çağlar gelmeden önce gitmiş; adını, bir de çağlar'ın babasının karakalem ile rötuşladığı bir adet fotoğrafını yadigar bırakmıştır. Onun, onun kardeşinin yoklukları çok ayrı bir trajik hikayedir.
Konu olan kişimiz 15.11.1978 günü -sanırım- saat 22:30 civarında Antalya Doğum Evinde dünyaya gelmiştir, o doğumevi ise yıllar sonra dünyadan ayrılmıştır. Beyefendinin doğum kilosunun 4,5 ile 4,7 arasında birşey olduğu, doğuran tarafından belirtilmiştir
(Evet, bakma öyle, bildiğin dört buçuk kilo). Sorumlu kadın doğum uzmanı doktor hanım "Örtün bu çocuğun üstünü, nazar değecek, baksana 6 aylık çocuk gibi" demiş, alanının bilimsel yaklaşımında yeni bir fraksiyon açmıştır.
Anne ve baba şehir dışında devletlerine 657 kodlu hizmetlerini ifa ederlerken bu beyefendi anneannesinin sıcak şefkati ile büyümüştür. Şefkat gerçekten sıcaktır, gerekçesi de bizim adamın ailenin aynı zamanda ilk torunu olmasından geldiği de sözkonusu anneannenin ağzından defalarca duyulmuştur. Bu sıcak ortamın bir yan etkisi olacak; 4,5 yaş civarında ürinal sistemde aşırı buharlaşma :) sebepli bir tıkanma yaşanmış, ustaların "meme yapmıştır,
TÖRPÜLEYİN geçer" önerilerine doğal olarak kesinlikle iştirak edilmeyip usul usul usturanın altına bir Acil ortamında yatılmıştır. Bu vakanın lansmanı daha sonra medyaya 'şanlı erkekliğe ilk adım' olarak yapılmış, en unutulmayanı büyük amcadan gelen kol saati olan muhtelif hediyeler kapılmıştır.
O vakit 5 sene olan Devrim İlkokulu'na kaydolunmuş, 1,5 sene sonra bir sınıf arkadaşı ile birlikte Mustafa Adıyaman İlkokulu'na taşınılmıştır.[1] Bu okuldaki numara 292, öğretmenin adı Ayşe'dir. Vefa beyimiz için bozacılıktan bir kez çıkmış, öğretmen, evinde yıllar sonra bir kez ziyaret edilmiştir. Aşık olunan yan sınıftaki Hilal de akılda kalmış ama kızcağızın bundan haberi bile olmamış, izi kaybedilip ziyaret edilememiştir. Ayrıca Himmet, Elvis, Ender ve benzer isimler de akılda kalmış ama gerisi gelmemiştir. Ah ulan çocuklar...
O vakitler anadolu liseleri ilkokuldan sonra başlanan 7 senelik canavarlarmış. Bir şekil Antalya Anadolu Lisesi'ne girilmiştir.[2] Bu noktada okul anlatmak lazım ama gerek görmüyorum. Ukala bir zengin züppeden dayak yediğimi, öğretmenin bunu görüp beyefendiyi benzettiğini, öğretmenin birinden azar işittiğimi, köpek yerine konduğumu, çok sıkı arkadaşlıklar kuramadığımı, iyi ingilizce öğretildiğini, okulun çok ilginç bir sosyal yapısı olduğunu ve benim buna hiç uyamadığımı hatırlıyor/çıkarsıyorum. Okul bittiğinde de herşey bitmişti benim için.
---yok havam yerinde değilken yazmamak lazım---
doğum tarihi, kilosu, söylenenler
antalya okullar, yaşananlar
ankara okullar
ankara barınma
antalya köy
tatiller/geziler
antalya iş
ankara iş/yarı zamanlı/vb.
arkadaşlar
kadınlar
politik görüş
hayat algısı
hayat amacı/hedefi
doğumlar
ölümler
izlenenler
dinlenenler
gündelik hayat
aktiviteler, yaptığım sporlar
hobiler geçmiş ve halihazırda
sürekli yaptıklarım berber, güveç
yalınayak çağlar lisede antalyada
- Mustafa Adıyaman İlköğretim Okulu http://www.madiyaman.com/
- Antalya Anadolu Lisesi http://www.aal.k12.tr/
SONNOT: Yazı böyle birşey. Umarım görevi ifa edebilmişimdir. Şimdi zor tarafına geldik. Kimi sobeleyecez. Dolphin zülü düşündüm ama kabul etmez demiş. Ben bir şansımı deneyeyim diyorum. Bi
züleyla'yı bi de
neşe'yi sobelesem... Evet iyi fikir. Mimledim gitti. Gidip bi haber vereyim...
SONNOT2: Yazının devamı mı, hiç sanmıyorum...