Bakınız Atlas Dergisi Ocak 2008 sayısının çok sayfalı konularından önceki, tek sayfalık gündem yazıları:
- Oyalı ile Zarife; Müjde, Klonumuz Oldu: Ülkemizde klonlanmış iki kuzu haberi
- Kemaliye; Fırat'ın Canı çekildi: Kuraklıktan etkilenen Fırat ırmağının durumu, 2004, 2007 yılları arasındaki fark haberi
- Küresel Isınma; Bali Yol Haritası: Küresel ısınma iklim değişikliği konferansına katılan 200 ülke
- Ayı Olarak Yaşamak: Gelen şikayetler üzerine, koruma altındaki boz ayıların ava açılması haberi
- Muş; Telliturna İçin Umut: Türkiye'nin son 11 telliturnası haberi
- Küresel Isınma; Kaç Kaldı 2100'e? : Küresel ısınma'dan etkilenen kuş nesillerinin trajik hikayesi
- Bitkinin Açlığı: Beslenme amacıyla böcek yakalayabilmek için özelleşen bitkiler
- Allianoi Korunamadı, Neden?: Yortanlı baraj göletinin altında kalacağı kararının, kurulan üçüncü(ilk ikisi bu kararı almamıştı) akademik bilim komisyonu tarafından alınması haberi
- Sepet Balı: Beypazarı'nda çok meşakkatli bir süreçle üretilen bal haberi
Doğa ile imtihanında insan, önce bir ortak yaşam halinde idi sanırım. İhtiyaç ile harcamanın elele gittiği bir hayat sürdü. Sonra harcama çok hızlı gitti. İhtiyacından fazlasını üretip tüketmek yani. Şimdi de olan bu bence. Gereğinden fazla tüketim.
İnsanın iki yaklaşımı da uygulayabilme yetisinin olduğunu yaşayarak gördük. Yani doğa ile birlikte yaşamak, ve doğayı kullanmak. Komik olan şu ki burada bir savaş yok. Yani doğa algıladığımız anlamda birlikte yaşamak ve kullanılmak gibi algılamıyor olguyu. Bir didişme yok. Dolayısı ile karar verici olan, süreci yöneten sadece insan. Yani hem trajik hem de komik olan, insanın aslında doğa ile değil, kendi kendi ile imtihan halinde olması. Kendi sonunu getirmek ya da getirmemek için sadece kendisi ile çatışacak insan. Başka kimse ile değil. Kendi bilincini algılayacak, kendi hazlarını tartacak, kendi değerlerini sorgulayacak. Her bir insan bunu sınava girecek.
Devlet, egemen güçler ve benzeri farazi şeylerle ilgilenmiyorum, hepsinin yapıtaşı insan çünkü.
