Nedenselliği incelediğimiz bir başka Direkler yazımız fasülye başlıklı idi. Orada kevserbanu'dan gelen bir yorum aslında bu konudan da önce beynimizi kaşıyan olasılık konusunu hatırlattı.
Gelen soru nedensellik zorunlu bir ilke midir? sorusuydu.
Cevap:
Bilemeyiz. Olabilir de olmayabilir de. Hayatta herşey olasıdır. Nedensellik de ilk patlatıldığında herşeyi çözen bir denklem olarak tanıtılmıştır tahminen. Ama sonra didiklendikçe onun da kaypak yanları ortaya çıkmıştır. Bu yanlar iyice çoğalınca ve tahammül edilemez hale gelince yerine geçecek yeni bir ilke ortaya atılmıştır. Buna bilimsel çalışma metodu diyebiliriz. Zaten teknoloji felsefesi disiplininden anladığım basit bir şey bilimin temellerinin çamurda olduğu idi. Bu genelleme nedensellik ilkesi için yapılmış bir yargı değil, genel bir genelleme.
E durum böyleyken bugün ak olanın yarın bok olmaması için hiç bir sebep yok. Dolayısıyla insan da hayatta herşey mümkün, herşey olası diyerek kendi pozisyonunu/pozisyon çeşitliliğini ona göre belirlemeli.
Burada karşı tez ya da düzeltici olarak not edilmesi gereken konu ise; bu fikirle kararlar almaktan imtina etmek, elini eteğini işlerden çekmek, sorumluluğu başkalarına bırakmak ve gerekçe olarak da oynak dünyayı gösterip bir de delikanlı olsaydı yuvarlak olmazdı demek bir kaçıştır. Bu kaçışı en azından kendimize itiraf ederek uyum sağlama yetimizi geliştirmeye başlamalıyız.
Olası dünyanın olası sonuçlarına hazırlanıyor gibi yapmakla uğraşıyor, yaşar gibi yaparak vaktimizi dolduruyoruz.
