Sen kimsin de benim dilimi sündürüp bana çeviriyorsun, laf godoşu!
değişim
isim
isim
| 1 . Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü: "Bu müsamere günündeki selamlama süresince bedenimde bir değişim olmuştu."- A. Ağaoğlu. |
| 2 . Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. |
| 3 . biyoloji Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon. |
| 4 . denizcilik Rüzgârın yön değiştirmesi. |
| 5 . matematik Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. |
dönüşüm
isim
isim
| 1 . Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, tahavvül, inkılap, transformasyon: "Alfabe dönüşümü halkın okumayı kolay sökmesi içindi."- N. Cumalı. |
| 2 . biyoloji Görevinin değişikliğe uğraması yüzünden bir organda ortaya çıkan değişme. |
| 3 . ruh bilimi Bilinçaltına itilmiş bir duygu veya isteğin, karşıtı görünümünde veya başka bir biçimde bilince yükselmesi, transformasyon. |
gelişim
isim
isim
| 1 . Gelişme işi. |
| 2 . Serpilip büyüme. |
| 3 . İlerleme, inkişaf, tekâmül. |
| 4 . tiyatro Aksiyon. |
idame
isim, eskimiş (ida:me) Arapça id¥me
isim, eskimiş (ida:me) Arapça id¥me
| Sürdürme, devam ettirme. |
idare
isim (ida:re) Arapça id¥re
isim (ida:re) Arapça id¥re
| 1 . Yönetme, yönetim, çekip çevirme. |
| 2 . Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. |
| 3 . Bir kurum veya kuruluşun yönetildiği yer veya makam: "Meğer Gazi Paşa gelecekmiş. İdare her sınıfa Afet Hanım'ın Yurt Bilgisi kitabından üçer nüsha dağıttı."- H. Taner. |
| 4 . Bir kurumun işlerini yürüten kurul: "Gazete idaresi tarafından zarf kazara açılmış."- P. Safa. |
| 5 . Tutum: "Birdenbire, elindeki suyu günlerce idareye mecbur bir kazazede hâline geldim."- N. F. Kısakürek. |
| 6 . İdare kandili veya lambası. |
| 7 . Hoş görme, göz yumma. |
| 8 . Yetinme: "Bu son hatıralarla sonuna kadar idareye çalışıyorum."- S. F. Abasıyanık. |
